Çok daha tehlikeli, çok daha hızlı yayılıyor!

Coronavirüs salgınıyla mücadelede en büyük problemlerden biri de virüsün belli başlı ülkelerde geçirdiği mutasyonlar oldu. Kış aylarında ortaya çıkan İngiltere mutasyonunun bahar aylarında ortaya çıkan Hindistan varyantı salgınla mücadelede dengeleri değiştirdi. Yaz mevsimiyle birlikte kısıtlama kurallarının gevşetilmesi de vakaların artmasına neden oldu. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Elif Hakko, Delta ve Delta Plus ile ilgili merak edilenleri şöyle anlattı…

DELTA VİRÜS BELİRTİLERİ NELER?

Klasik Covid-19 belirtileri ağırlıklı olarak yüksek ateş, yeni ve sürekli öksürük ile tat ve/veya koku kaybı olarak kendini gösterirken Delta varyantında klasik Covid-19 virüsüne göre ağırlıklı olarak baş ağrısı, burun akıntısı ve boğaz ağrısı belirtilerine rastlanıyor. Bu belirtiler gençlerde ağır bir soğuk algınlığı belirtisiyle kendini gösteriyor. Ancak tat ve koku kaybı Delta varyantında da ciddi derecede görülüyor. Hepsinin bulaşma yolları aynı ancak Delta ve Delta Plus varyantlarının çok daha bulaşıcı olduğunu söyleyebiliriz.

3 kural ihmal edilmemeli

Aşı olanlar da Delta ve Delta Plus varyantına yakalanıp enfekte olabilir. Hastalık aşı olanlarda daha hafif seyretse de varyant virüsü bulaştırabilirler. Aşı olmak insanın kendini korur, hastalığı taşımasını ve bulaştırmasını engellemez. Bu nedenle de aşı olunsa da Delta ve Delta Plus varyantlarına karşı en etkili korunma yolu maske, mesafe ve hijyendir. Bu 3 kural ihmal edilmemeli. Öncelikle çocuklara maske, mesafe ve temizlik kuralları öğretilmeli.

Aşılanmamış kişiler risk altında

Delta ve Delta Plus mutasyonlarına karşı özellikle aşılanmamış, kronik hastalığı olanlar ve 65 yaş üstü kişiler risk altında. Araştırmalara göre iki doz BioNTech aşısı Delta mutasyonuna karşı yüzde 79 koruma sağlıyor. Covid-19 ve mutasyonlara karşı mutlaka aşı olunmalı. Genç ve çocuklarda Covid-19 vakalarında artış var. Bu artışın nedeni ise hem Delta’nın bulaşıcılığının yüksek olması, hem de çocukların aşısız olmasıdır. Yaş dolayısıyla aşı tanımlanan ve aşı sırası gelenlerin aşı olması özellikle Delta ve Delta Plus varyantlarına karşı önemli.

Toplu alanlarda maskenin doğru kullanımı çok önemli. Kirli ellerle maskeye dokunulmamalı, kapı kolu gibi temasın çok olduğu yerlere dokunduktan sonra eller dezenfekte edilmeli ve kalabalık alanlarda sosyal mesafeye dikkat etmeleri gerektiği çocuklara anlatılmalı.

ALFA VARYANTINA GÖRE DAHA BULAŞICI

Uzmanlar, Delta varyantının, daha önce görülen Alfa varyantına göre de daha bulaşıcı olduğu konusunda uyarıyor.

Araştırma ekibinde yer alan ve Cambridge Üniversitesi’nde görevli Dr Anne Presanis, konuyla ilgili yaptığı açıklamada; “Araştırmamız, aşılama yapılmayan kişilerin Delta varyantına yakalanma oranının bugüne kadar ortaya çıkan tüm varyantlara kıyasla daha fazla olduğunu ortaya koymuştur” dedi.

Daha önce Güney Kore Hastalık Kontrol ve Engelleme Ajansı tarafından yapılan araştırmada, Delta varyantı bulaşan kişilerin vücutlarındaki virüs oranının mutasyona uğramamış kişilerdeki virüs oranının 300 katı olduğu tespit edilmişti.

Öte yandan, Delta varyantına yakalanarak acile başvuranların sayısının, normal vakalara oranla 1,45 kat daha fazla olduğu ortaya çıkarıldı.

DELTA VARYANTI BELİRTİLERİ NELER?

Pandemi devam ederken virüsü engellemeye çalışan ve bir yandan da yeni varyantlarla ilgili incelemeler yapan araştırmacılar son olarak Delta varyantını mercek altına aldılar.

Zoe Covid Semptom çalışmasını yürüten Prof Tim Spector, Delta varyantına yakalanmanın genç insanlar için daha çok kötü bir soğuk algınlığı gibi hissedilebileceğini söylüyor. Prof. Spector, Delta varyantına yakalanan gençlerin, kendilerini çok hasta hissetmeseler de virüsü bulaştırıp başkalarını riske atabileceklerine dikkat çekiyor.

Prof Tim Spector, aynı zamanda virüsün belirtilerindeki değişiklikleri de yeniden değerlendiklerini belirtiyor.

Baş ağrısı (yaygın)

Boğaz ağrısı (yaygın)

Burun akıntısı (yaygın)

Ateş

Tat ve koku kaybı belirtiler içine girmiyor

SEMPTOMLAR DEĞİŞİYOR

NHS, insanların dikkat etmesi gereken klasik Covid belirtilerini öksürük, ateş, koku veya tat kaybı olarak sıralamıştı. Ancak Prof Spector, semptomlarını bir uygulamaya kaydeden binlerce kişiden aldığı verilere dayanarak bunların artık daha az yaygın olduğunu söylüyor: “Mayıs ayının başından beri, uygulama üzerinden kullanıcıların en önemli semptomlarına bakıyoruz ve bunlar eskisinden farklı.”

Prof Spector; semptomlardaki değişikliğin ilk olarak Hindistan’da tanımlanan ve şu anda Birleşik Krallık’taki Covid vakalarının yüzde 90’ını oluşturan Delta varyantındaki artışla bağlantılı göründüğünü belirtiyor.

SOĞUK ALGINLIĞI OLMAYABİLİR

Prof Spector, ateşin oldukça yaygın olduğunu ancak koku kaybının artık ilk 10 semptom arasında olmadığını söylüyor:

“Bu varyant biraz farklı çalışıyor gibi görünüyor. İnsanlar bir tür mevsimsel soğuk algınlığına yakalandıklarını düşünebilir ve hayatlarına devam ederken virüsü başka insanlara yayabilirler. Eğer gençseniz, daha hafif semptomlar alabilirsiniz. Kötü bir soğuk algınlığı gibi gelebilir ama evde kalın ve test yaptırın.”

Alpha veya UK varyantının baskın olduğu İngiltere’de bir milyondan fazla insan üzerinde yapılan Imperial College London React araştırması, Covid ile bağlantılı çok çeşitli ek semptomlar buldu.

Klasik semptomların yanı sıra; titreme, iştahsızlık, baş ağrısı ve kas ağrıları gibi etkiler de görünebilir.

BELİRTİLERİ SOĞUK ALGINLIĞI GİBİ

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Vefa Öztürk ise belritleri hakkında şu görüşleri dile getiriyor; “Delta varyantının en sinsi özelliği, enfekte olanların boğazlarında çok hızlı bir şekilde, çok yüksek bir viral etkiye yol açmasıdır. Bu yüzden insanlar enfekte olduklarını fark etmeden virüsü başkalarına bulaştırabilir. Hastaların klinik şikayetleri daha çok grip-nezle gibi burun akıntısı, ateş, yorgunluk, kas ağrısı gibi başlayıp, akciğeri etkilediğinde de kuru öksürüğe ve nefes darlığına neden olur.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir