Davutoğlu’nun gazetesi Kılıçdaroğlu’na sahip çıktı: “İmamoğlu’nun sloganı ‘değişim’ olmamalı”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, “değişim” vurgusu yaptı.

Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu’na yakın yayın organı Karar Gazetesi ise, CHP yönetiminde değişime gerek olmadığını iddia eden bir yazı yayınladı.

Elif Çakır imzasını taşıyan köşe yazısında yer alan ifadeler şu şekildeydi:

Muhalefetin tablosu; Millet İttifakı dağıldı, Altılı Masa diye bir şey kalmadı. Seçim yenilgisi hepsini bir tarafa savurmuş durumda, ne yapacaklarını ne edeceklerini bilmeyen bir görüntü var.

Ana muhalefet partisi CHP ise kendi iç kavgasına dalmış durumda. CHP’de üç haftadır “değişim” sloganı üzerinden Kemal Kılıçdaroğlu’nun liderliği tartışılıyor.

Seçimin kaybedeni sadece CHP de değil, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da değil. Seçim kazanılsaydı Millet İttifakı’nın bütün liderleri, siyasetçileri başarıyı sahipleneceklerdi, katkılarını anlatacaklardı elbette.

Seçim kaybedilince, başarısızlığı sahiplenen, sorumluluğunu üstlenen çıkmadı. Siyasetin doğası sanırım böyle!

Tepkilerin, eleştirilerin odağında sadece CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu var, seçim yenilgisi Kılıçdaroğlu üzerinden tartışılıyor ve yenilginin bütün faturası ona kesilmeye çalışılıyor, mağlubiyetin bedeli olarak CHP genel başkanlığı koltuğunu bırakması isteniyor.

Bir yere kadar böyle olması normal, çünkü, evet, seçim kaybedildi. Kazanılsaydı Kılıçdaroğlu başarının yüzü olacaktı, bütün övgüleri alacaktı, kahramanlaştıracaktı. Şimdi yenilginin yüzü oldu, seçim kampanyası, propaganda stratejisi, çalıştığı ajans, adaylığı, çalışma ekibi, geniş kesimleri kucaklayan geniş tabanlı siyaset stratejisi vesaire her şey tek tek sorgulanıyor.

Oyunu Millet İttifakı’na veren, hayal kırıklığı yaşayan seçmenler aylarca bu tartışmayı yapabilirler. Köşe yazarları, TV ekranlarında CHP’yi de Kemal Kılıçdaroğlu’nu süresiz olarak eleştirmeye devam edebilirler.
14-28 Mayıs yenilgisini telafi etmek için bütün enerjisini, sinerjisini 2024 yerel seçimlerine vermesi gereken CHP’nin “değişim dönüşüm” tartışmalarına odaklanması tuhaf değil mi gerçekten?

Tablo tam olarak böyle.

Böyle giderse, CHP, 2019 seçimlerinde AK Partiden aldığı İstanbul’u, Ankara’yı ve diğer büyükşehir belediyelerini AK Parti’ye geri verecek.

Rakibinin 10 ay sonraki seçimlerin startını verdiği bir ortamda bütün enerjisini “genel başkan kim olsun”a veren CHP’nin yerel seçimleri kazanma ihtimali nedir?

***

Gelelim CHP’de İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 29 Mayıs günü “Aynı şeyleri yaparak farklı sonuç almayı asla beklemeyeceğiz artık. Bu ülkede değişim iradesini sil baştan inşa etmek zorundayız. Kimse endişe etmesin her şey yeniden başlıyor. Yolumuz uzun, gençliğimiz var, bana inanın, her şey çok güzel olacak” diyerek başlattığı “değişim” tartışmasına.

İmamoğlu 29 Mayıs tarihinden bu yana değişim mesajları veriyor, “değişim” kavramının önemini, kavramdaki büyüyü, tılsımı, pırıltıyı, umudu anlatıyor, CHP tabanının büyük bir kısmının “değişim talebi” olduğunu söylüyor ve CHP’de değişimi inşa etme sözü veriyor.

Hiç kuşku yok ki İmamoğlu seçmende karşılığı olan bir siyasetçi. Kendi ifadesiyle “gençliği” ve “heyecanı” var.

CHP genel başkanlığına talip de olabilir, kimse de buna itiraz edemez.

Ancak CHP genel başkanlığına neden talip olduğunu, CHP’de neyi değiştirmek istediğini “değişim” derken neyi kastettiğini anlatması gerekiyor.

***

Günlerdir, haftalardır verdiği demeçleri takip ediyorum, açıklamalarını okuyorum. Önceki gün Fatih Altaylı’ya bir röportaj verdi, Altaylı’nın sorularını yanıtladı.

Altaylı İmamoğlu’na ısrarlı bir şekilde “değişim” derken neyi kastettiğini, “değişimin neleri kapsaması gerektiğini” sormuş.

Ancak bu soruların cevabını kapsamlı bir şekilde verememiş İmamoğlu “gerekiyorsa genel başkan dahil herşey değişebilir” diyor. Doğru, gerekiyorsa genel başkan dahil her şey değişim kapsamına girer.

Ancak sorunun cevabı bu değil, tam olarak değişim derken neyi kastediyor, lider değişikliğini mi, siyaset, politika değişikliğini kastediyor?

Mesela CHP’de neyi yanlış buluyor, Kemal Kılıçdaroğlu’nun neyi yanlış yaptığını düşünüyor?

***

İmamoğlu’nun sloganı “değişim” olmamalı, CHP’nin genel başkanlığına talip ise bile bu ancak ve ancak Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı yolculuğu devam ettirmeye yönelik bir vaat olabilir. Daha büyük bir heyecanla, gençliğini katarak Kemal beyin cesurca devam ettirdiği politikalarını menziline ulaştırmaya talip olabilir.

CHP’nin genel başkanı kim olacak tartışması CHP’nin kendi aile meselesidir. Bu tartışma nasıl neticelenir bilmiyorum. Ancak tarih Kemal Kılıçdaroğlu’nun çabasını takdirle, toplumsal barışı sağlamak için attığı adımları, adalet yürüyüşünü, hukuk talebini böylesi bir konjonktürde cesurca dile getirdiği ve bunun gerçekleşmesi için attığı adımları övgüyle hatırlayacaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir