Fed’in bilançosu kafaları karıştırdı

ABD’de Silikon Vadisi Bankası’nın (SVB) batmasıyla başlayan süreç dünya genelinde fiyatlamaları derinden etkiledi.

Enflasyonla mücadele kapsamında ultra şahin adımlarla ilerleyen Fed’in, SVB’nin batmasıyla birlikte finansal istikrarı sağlamak amacıyla elini taşın altına soktuğu görülürken, bankanın adımlarının enflasyonla mücadeleye olası etkileri gündemi meşgul etmeye devam ediyor.

Geçen yıl enflasyonla mücadele kapsamında Mart ayında faiz artırımlarına başlayan Fed, politika faizini toplamda 475 baz puan artırarak yüzde 4,75-5,00 aralığına çekti.

Bu dönemde aynı zamanda parasal sıkılaşmaya da giden Fed, bilançosunu yaklaşık 9 trilyon dolardan 8,3 trilyon dolara kadar indirdi.

Para politikasına yönelik şahin adım ve söylemlerin devam etmesine karşın Fed’in bilanço büyüklüğü 8 Mart’tan bu yana yaklaşık 400 milyar dolar artarak 8,73 trilyon dolara yükselirken, analistler, söz konusu artışın gerçek anlamda parasal genişleme olarak adlandırılmasının doğru olmayacağını ifade ediyor.

BANKACILIK KRİZİ SONRASI BİLANÇO DARALMASI MUHTEMEL

İş Yatırım Uluslararası Sermaye Piyasaları Müdürü Şant Manukyan da, teknik açıdan bakıldığında bu durumun parasal genişleme olarak adlandırılamayacağını ifade etti.

Fed’in son kredi merci olarak görevini yaptığını belirten Manukyan, bankacılık krizinin sonlanmasıyla birlikte bilançodaki yükselişin hızla geri alınacağını bildirdi.

Manukyan, Fed’in haftalık açıkladığı bilanço değişimlerinde kredi başlığı altında genişleyen kalemlerin, iskonto penceresi, krizle beraber açılan BTFP ve ABD’de Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu konumundaki FDIC tarafından teminatlandırılan krediler olduğuna dikkati çekti.

BİLANÇODAKİ BÜYÜME ACİL DURUM KAYNAKLI

Stratejist Özgür Hatipoğlu konuya ilişkin yaptığı açıklamada, bilançonun alt kalemleri incelendiğinde bilançodaki yükselişin asıl nedeninin Fed’in bankacılık krizi nedeniyle açtığı likidite muslukları olduğunu ve bu durumun geçici kabul edildiğini ifade etti.

Fed’in 2022 ilk çeyrek sonu itibariyle bilançosunun yaklaşık 9 trilyon dolar olduğunu kaydeden Hatipoğlu, bankanın öncelikle ana kalemler olan hazine tahvilleri, mortgage’a dayalı varlıklar ve bir varlığa dayalı varlıkların satılması yoluyla bilanço küçültmeyi gerçekleştirdiğini aktardı.

Hatipoğlu Fed’in bilançosunu 1 ay öncesinde yaklaşık 8,3 trilyon dolara kadar indirdiğini dile getirerek, son dönemdeki artışın İskonto Penceresi ve Banka Vadeli Fonlama Programı’ndan (BTFP) yapılan borç vermelerden kaynaklandığını bildirdi.

Fed Başkanı Jerome Powell’ın bilanço küçültmeyle alakalı devam mesajı verdiğini kaydeden Hatipoğlu, özel durumlar nedeniyle bilançoya tekrar yüklenildiğini ancak açılan bu programların kısa süreli olduğunu ifade etti.

Hatipoğlu, Fed’in olası bir resesyon durumu karşısında elini güçlendirmek adına bilanço küçültmeye devam etmesinin beklendiğine değinerek, bankacılık krizinin yavaşlaması halinde bilançoda tekrar küçülme görüneceğini vurguladı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir