Miras hukuku uzmanı Prof. Dr. Çabri, İnan ve İpek Kıraç anlaşmazlığını değerlendirdi

Ali Kemal Erdem’in özel haberi

İş insanı İnan Kıraç’ın dün yaptığı bir açıklama Türkiye gündemine oturdu.
Kıraç, Cumhuriyet Gazetesi’ne yaptığı açıklamada kızı İpek Kıraç’la ilgili olarak “Artık İpek adında bir evladım yoktur ve böyle bir kişinin soyadımı taşımaya hakkı olmadığını da kamuoyu önünde beyan ediyorum” dedi.
Kıraç, ayrıca tüm varlığını eğitime muhtaç çocuklara bağışlayacağını bildirdi.

KIZINI BAZI TAŞINIRLARA EL KOYMAKLA SUÇLADI

Baba kız bir süreden beri gergin bir ilişki içindeydi, mahkemelik olmuşlardı.
İnan Kıraç açıklamasında İpek Kıraç’ı, Suna Kıraç’ın ölümünden sonra İpek Kıraç’ın annesinden kalan bazı taşınırlara el koymaya çalışmak ve şirketlere ait hisseleri emanet alarak sonrasında el koymakla suçladı.
İpek Kıraç’ın hukuka aykırı olarak aldığı “mirasçılık belgeleri” ile işlem yapmasının baba-evlat ilişkisine zarar verdiğini belirten İnan Kıraç, uyarılarının da sonuçsuz kaldığını söyledi.
İpek Kıraç ile Türkiye’de çeşitli davalarla mahkemelik olduklarını belirten İnan Kıraç bu süreçte, Fransa’daki eşi ve kendisine ait olan evin de İpek Kıraç tarafından hileli yollarla kendi üzerine geçirildiğini iddia etti.

İPEK KIRAÇ’TAN SUÇLMALARA TEPKİ

İpek Kıraç ise yaptığı açıklamada Babası İnan Kıraç’ın kendisi hakkında annesi Suna Kıraç’tan kalan bazı taşınırlara ve şirketlere ait hisselere el koymaya çalışması suçlamalarına yanıt verdi. İpek Kıraç, “babam İnan Kıraç aslında eşi Suna Kıraç’ı ve son arzularını dava etmektedir” dedi.
Baba kızın arasındaki gerilim sürerken yaşanan sorun akıllara “Evlatlıktan reddetme hukuken mümkün mü?”, “Bir anne baba çocuğunu mirastan men edebilir mi?” gibi soruları getirdi.
Akıllara gelen bu soruları İstanbul Medeniyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezer Çabri ile konuştuk. Çabri sorularımızı yanıtladı.

“HUKUKEN SENİ EVLATLIKTAN REDDETTİM DİYEMEZ”

– Bir kişi yasal olarak çocuğunu evlatlıktan ret edebilir mi?

Bir kimse çocuğunu evlatlıktan reddedemez. Kendi öz çocuğuysa, biyolojik bağ kurulduysa ya da hukuken bağ kurulduysa bunun ortadan kaldırılması mümkün değil. Bunun ancak çocuğun başkasından olduğunun ispatı hakkında mümkündür. ‘Seni evlatlıktan reddettim’ deme şansı yok. Ama miras hakkından yoksun bırakabilir.

“EVLAKTLIK İLİŞKİSİ KURULDUYSA ARTIK SİZİN ÖZ EVLADINIZDIR”

– Evlat edilen bir çocuğun gelecekte evlatlıktan reddedilmesi ile öz çocuğun reddedilmesi arasında bir fark var mı?

Miras hukuku açısından hiçbir fark yok. Evlatlık ilişkisi kuruldun mu öz çocuk gibi hüküm ve sonuç doğurur. Kanunda öngörülen koşullar yoksa evlatlık ilişkisinin kurulmasıyla ilgili sakatlık yoksa ve kanunda öngörülen süreler geçtiyse hiçbir şekilde evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyemezsiniz. Evlatlık ilişkisi kurulduysa artık sizin öz çocuğudur. ‘Artık böyle bir çocuğum yok’ demesi hukuken mümkün değil. Artık sizin öz çocuğunuz gibi sizin mirasçınız olur.

“KANUNDA ÖNGÖRÜLEN KOŞULLAR VARSA İPEK KIRAÇ’I MİRASTAN YOKSUN BIRAKABİLİR”

– Mirastan nasıl yoksun bırakabilir?

Kanunda öngörülen bazı koşullar var. Medeni Kanunun 510’uncu maddesine göre mirasçı, miras bırakan ve yakınlarına karşı ağır bir suç işlerse miras bırakan onu mirasçılıktan çıkabilir.
Ya da ikincisi olarak mirasçı, aile hukukundan doğan yükümlülükleri ihlal ederse ‘Miras bırakan, mirasçısını mirasçılıktan çıkarabilir’ diyor kanun. İnan Kıraç olayında ancak kanunda öngörülen koşullar varsa kızı İpek Kıraç’ı mirasçılıktan çıkarabilir. Mirasçılıktan çıkardığı zamanda şayet kanunda öngörülen koşullar varsa bu sefer kızın mirasçılık sıfatı sonra erer.

“SADECE DAVALIK OLMALARI YÜKÜMLÜLÜKLERİN İHLALİ ANLAMINA GELMEZ”

– Aile hukukundan doğan yükümlülüklerin ihlallerinde neler var? Bu olayda buna uyan durumlar var mı?
Aile hukukundan doğan hükümlüklerin ihlali muallak, belirsiz bir kavram. İnan ve İpek Kıraç’ın aralarında ne olduğunu bilmiyoruz. Sadece davalık olmaları aile hukukundan doğan yükümlülüklerin ihlali anlamına gelmez. İşte kızı babasından mal kaçırmaya çalışırsa, onu hukuka aykırı şekilde engellemeye çalışırsa bu tür hareketler aile hukukundan doğan yükümlülüklerin ihlali anlamına gelir. Bu tür olaylar taraflar arasında duygusal bağı ortadan kaldırabilir. Eğer kızın davranışları, babasına karşı açtığı davalar haksızsa, onu zor duruma bırakmak için açıldıysa, onu malvarlığına el atmaya çalıştıysa bunlar aile hukukundan doğan yükümlülüklerin ihlali anlamına gelir. Bu sebepler gerçekleştiyse ve bunu vasiyetname ile ortaya koyarsa kızı mirastan pay alamaz.

“MİRASTAN ÇIKARSA DAHİ HALEN İNAN KIRAÇ’IN KIZIDIR”

– Bir kişinin mirastan çıkarılması evlatlıktan çıkması da olmaz mı aynı zamanda

Bir kişinin mirasçılıktan çıkarılması, mirasçılık sıfatının sonra ermesi o kişinin evlatlıktan reddedildiği anlamına gelmiyor. O kız halen İnan Kıraç’ın kızıdır. Ancak isterse İnan Kıraç, kanunda öngörülen sebepler varsa onu mirasçılıktan çıkarabilir. Ancak mirastan çıkarabilmesi için mutlaka kanunda öngörülen koşulların gerçekleşmesi gerekir. Bunlar nedir tekrarlayım. Bir aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde ihlali ve ikincisi miras bırakana ve yakınlarına karşı ağır suç işlenmesidir.

“SÖZLÜ OLARAK EVLATLIKTAN REDDETTİM DEMEKLE MİRASTAN ÇIKARILMIYOR”

– Peki mirastan çıkarmak için ne yapılıyor?

Bunun için bir vasiyetname yapması gerekir. Vasiyetname ile kızını mirasçılıktan çıkarıp onun miras hakkını tamamen engelleyebilir. Ama belirttiğim kanunda öngörülen iki koşulun mutlaka gerçekleşmesi gerekiyor. Sözlü olarak reddettim, artık mirasımdan pay alamaz, onun gibi kızım yok gibi beyanların hiçbir anlamı yok. Mutlaka vasiyetname ile çıkarma iradesinin ortaya konması lazım. Vasiyetnamede ya mutlaka baştan sonra el yazısıyla yazılıp tarih ve imza atılmalı. Ya da noterde düzenlenir. Bu şekilde el yazılı veya noterden onay ile çocuğu mirasçılıktan çıkarınca çocuğun mirasçılık sıfatı sonra erer.

“MİRASTAN ÇIKARILMAYA İTİTRAZ HAKKI VAR”

– Peki çocuğun mirastan çıkarılmaya itiraz hakkı var mı?

Evet itiraz hakkı var. Çocuk dava açıp çıkarma sebeplerinin olmadığını öne sürüp çıkarmanın iptalini isteyebilir. Çıkarma sebepleri gösterilmemişse veya sebeplerin varlığı ispatlanamamışsa bu halde çocuk mirasının yarısını alıyor. Saklı payına denk gelen kısmı yani mirasın yarısını alıyor.
“İpek Kıraç dava açıp iptalini isterse mirasın yarısını alabilir”

İPEK KIRAÇ DAVA AÇARSA NE OLUR?

İnan Kıraç’ın tek kızı var, eşi yok. Kızı dava açıp çıkarmanın iptalini isterse şu olur. İnan Kıraç’tan kalan mirasın yarısını alır yarısını alamaz. Diğer yarısı İnan Kıraç’ın tasarruf ettiği şekilde hüküm ve sonuç doğurur.
“Vakfa bıraksa dahi ileride dava açması halinde hakkını alır”

İNAN KIRAÇ MİRASINI BİR VAKFA DAHİ BIRAKSA İPEK KIRAÇ İTİRAZ HALİNDE YİNE HAKKINI ALABİLİR Mİ?

İnan Kıraç Bey’in mirasını tümden bir vakfa bırakması halinde İpek Hanım evlatlıktan reddedilmiş dahi olsa ileride dava açması halinde bu mirastan pay alabilir mi?
İnan Kıraç mirasını şu anda veya yapacağı vasiyetname ile vakfa bırakabilir. Ancak kızı dava açar tenkis davası açarsa saklı payını isterse payını alabilir.
“Can Kıraç’ın ölümünden sonra davayı açabilir”

SAKLI PAYI NEDİR?

Nedir saklı payı? Şu an İnan Kıraç’ın tek kızı var. Eşi vefat etmiş. Tek çocuk olduğu için bu alt soy mirasçı olduğundan saklı miras payı yasal miras hakkının yarısıdır. Somut olay şöyle oluyor. Normalde mirasın tamamı kızına kalacaktı. Ama İnan Kıraç bu mal varlığını vakfa bırakırsa dava açıp mirasın yarısını alabilir. Bunu alması için tenkis davası açması lazım. Bunun bir süresi var. İnan Kıraç’ın ölümünden sonra bu davayı açabiliyor. Kanunda öngörülen süre içerisinde davayı açarsa mirasın yarısını alabilir. Burada kızın korunan miras hakkı mevcut mirasın yarısıyla sınırlı. Alt soyun saklı payı yasal miras hakkının yarısı. Normalde mirasın tamamı kıza kalacaksa dava açarsa yarısını alabilir. Kalan yarısı üzerinde İnan Kıraç istediği tasarrufta bulunabilir.

patronlardunyasi.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir